Sağlık Bakanlığı çalışıyor…

    Bir süre önce ‘Aile hekimliği‘ uyguması başlatılmıştı, ki gerçekten takdire şayan bir uygulama bance. Rahatsızlandığınızda direk devlet hastanesine ya da herhangi bir sağlık ocağına gitmek yerine sizin için belirlenen ‘Aile Sağlık Merkezi‘ne gidiyorsunuz, muayenenizi oluyorsunuz.

    Uygulamaya kayıt olurken farklı bir şehirde yaşıyor olmama rağmen kaydımı İzmir’de yaptırmıştım Aile hekimliği uygulaması için ve burda olduğum dönemlerde bir kaç kez gidip muayene olmuşluğum da var. Bu sabah bir kez daha benim için belirlenen Karşıyaka’daki aile sağlık merkezinin yolunu tuttum. Ben oturup derdimi anlatmaya başlamıştım ki doktor ismimi sordu, söylediğimde kayıtlara baktı ve “Kaydınız burda gözükmüyor.” dedi. Ben de bunun mümkün olmadığını daha önce orda muayene olduğumu söyledim. Bunun üzerine internetten bir kontrol yaptı ve “İkâmet adresiniz İzmir içinde olmadığı için kaydınız silinmiş.” dedi. İtiraz etmek gibi bir durumum olmadığından ‘Peki‘ diyerek çıktım.

    Durum benim için sıkıntı teşkil etse de devletin ikâmet adresimi kontrol etmesi, buna istinaden de böyle bir müdehalede bulunması gerçekten etkileyici. Birileri gerçekten çalışıyor mu ne?

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Coca-Cola Mutluluk Makinesi

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    How you doin’? -Joey Tribbiani

    1994-2004 yılları arasında ( evet, 10 yıl, 10 sezon ) çekilmiş Friends. Oyuncu isimlerini aklımda tutabildiğim ( Jerry Seinfeld’den sonra tabii ) naçizane yapımlardan biri. Aslında sadece yemek yerken öylesine izlediğim bir dizi olduğunu sanıyordum. Ama hayatta pek çok insanın rastlayamayacağı türde bir arkadaşlığın 10 sene kadar sürmesini konu edindiğinden olsa gerek, finalinde duygusal anlar yaşadığımı inkâr edemem :) Her oyuncusuyla, her bölüm konusuyla gerçekten harikaydı – eleştirmek için geç olsa da -, izlemeyenlere, izleyecek bir şeyler arayanlara şiddetle tavsiye ediyorum.

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Mutlu Seneler!

    Uzun zamandır ilk kez karsız bir yılbaşı gecesi geçirdim, her yerde durum nasıldır bilemiyorum ama henüz Ankara’ya gelmedi kar. Hava soğuktu belki biraz ama engel olamadı bize. Sevgilimle ve her yeni yılda buluşmanın ritüel hâline gelmek üzere olduğu dostlarımla çok güzeldi yılın son günü. Umarım herkes de – benim kadar olmasa da :P - güzel vakit geçirebilmiştir 2009′u geride bırakıp 2010′a girerken.

    2009 yılında gerçekleşmeyen bütün dileklerinizin yılı olsun 2010! Mutlu yıllar!

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Sertaaaab Ereneeeeeeeeer!!!

    Bir kaç gündür kampüsün çeşitli yerlerine asılan bir afiş sayesinde öğrenmiştik GNÇTRKCLL ile Sertab Erener’li Lokal Anestezi’nin ODTÜ KKM’de gerçekleşeceğini.

    Lokal Anestezi - Sertab Erener

    Daha önce yapılan bu tarz etkinliklerin aşırı derecede kalabalık olması bizi biraz düşündürse de etkinlik saatinden yaklaşık bir saat kadar önce KKM’nin kapısında beklemeye koyulduk. Erken gelmiş olduğumuzdan güzel bir yer kapabildik. Önce sunucu Erim Özşen çıkıp biraz gnçtrkcll propagandası yapıp kontör dağıttı. Açıkçası buraya kadar gerçek bir Sertab Erener’i pek beklemiyorduk biz. Olması gereken kalabalık yoktu, güzel bir yere oturmak için çok fazla bir çaba sarf etmemiştik, herşey fevkâlâde gidiyordu, bu kadar kolay olamazdı :)

    Bir süre sonra Erim Özşen anonsu yaptı ve sahneye o geldi… Evet, Sertab Erener… Tamam, ünlü insanları görmek her zaman sıradışı, farklı olmuştur, ancak Sertab Erener yahu. Eurovision falan diye zırvalamayacağım şimdi, tamam; Türkiye’deki kaliteli bir kaç sanatçıdan biri olduğunu düşünüyordum Sertab Erener’in, ancak öyle değilmiş, ‘dahası‘ymış! Gerek ses kalitesi, gerek parçaları, gerekse talk-show süresinceki samimiyeti olsun, büyüleyiciydi.

    Bir avea kullanıcısı olarak ( :P ), Turkcell’e böyle bir imkân sunduğu için yürekten teşekkür ediyorum. Bu işte iyisiniz yahu, eğer tarifelerinizde birazcık değişiklik yaparsanız Turkcell’e geçmeyi gerçekten düşünüyorum :P

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Yeni trend, MUZ GRİBİ!

    Sonbahar yerini yavaş yavaş kışa bırakırken başlar bende bir ‘grip korkusu‘. Maalesef soğuk algınlığı, grip gibi akımlara karşı çok dayanıklı değilim, şifayı kapıveriyorum kolayca. Bu sezonun favori hastalığını da biliyorsunuz: ‘Domuz gribi‘.

    İşte bu noktada başlıyor hadise… Bugün sürekli takip etmeye çalıştığım haberleri okurken bir haberle karşılaştım ki, gülsem mi ağlasam mı bilemedim. Çok da fazla bir şey söylemek istemiyorum işin aslı, haberin kendisi yeterli olacaktır.

    Buyrun, burdan yakın: “Domuz gribi” out, “muz gribi” in.

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Left 4 Dead: METU!

    Cumartesi gecesi yatağıma yattığımda titreme ile baş gösteren soğuk algınlığı pazar sabahı yatağımdan kalkamayışımla resmileşmişti. Bütün pazar günü boyunca sadece ama sadece yattıktan sonra pazartesi günü erkenden kalkıp kampüs içerisindeki sağlık merkezine, nam-ı diğer medikoya, gittim. Binanın kapısından içeriye girdiğimde ise resmen şok oldum. Ben sözde ortalık kalabalıklaşmadan muayene olabilmek için erken gitmiştim ancak, hiç de erken gitmemişim. Ağzına maskesini takan çıkmış gelmiş… İşte tam o anda bir kaç gündür oynuyor olduğum ‘Left 4 Dead‘ aklıma geldi. Herkes zombi gibi ‘infected‘ gözlerle birbirini süzüyor….

    Oynayanlar hatırlayacaklardır, oynamayanlar için bahsetmek gerekirse; basitçe dünyaya yayılan ve bulaştığı insanları zombiye çeviren bir virüs ve bu virüsten etkilenmeyen 4 kişinin ‘curing the infection, one bullet at a time‘ felsefesiyle zombilerle mücadele ederek güvenli bir yer aramalarından ibaret.

    Konumuza dönecek olursak… Gerek basında fazlasıyla yer alan çoğu asılsız haberler, gerekse toplumumuzun abartmaya olan aşırı yönelimi dolayısıyla -biri de benim, ordan biliyorum- insanlar her tür grip-related organizmaya karşı takıntılı hâle gelmişler. Öyle ki; sürekli devam eden öksürüğüm mediko’nun kapısından içeri girdikten sonra öksürdüğümde insanların bana bakışları dolayısıyla kesildi, iyileştim! :P

    Erken gittiğimi sanarken yanılıyor olduğumu anladığımı belirtmiştim zaten… Sıraya geçip numaramı aldım, ‘12′ numaraydım (15 son numara). Uzuuuuunca bir bekleyişten sonra sıra bana geldi ve o da ne! Maskem nerdeymiş benim diye azarlanarak maske takmaya gönderildim. Neyse ki maskemi takıp geldiğimde artık muayene edilmeyi haketmiştim. Daha önce pek çok kez mediko’ya başvurmama rağmen ilk kez etraflıca bir muayeneden geçirildim, hatta röntgen bile çektirdim :P

    İlaçlarım yazıldı, bir kuyruk da eczanede beklendikten sonra ilaçlarımı aldım, istirahatteyim…

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Vatan Bilgisayar’dan aldığınız Acer markalı notebook’unuz arıza yaparsa… -3-

    Bugün itibariyle bilgisayarın durumu ‘Servise Ulaştı‘dan ‘Serviste Malzeme Bekliyor‘a güncellendi. Şu meşhur parça bekleme periyodunu eriştik biz de, hamdolsun. Gerçekten parça beklendiğine inanmadığımdan az önce Vatan Bilgisayar’ı arayıp bilgisayarımın sorununun ne olduğunu öğrenmek istediğimi söyledim. Gerekli departmana isteğimi ileteceğini ve bana gün içinde telefonla ulaşılacağını söyleyen bu kez başka bir bayandı, ismini anlayamadım. Daha önce de kargo konusunda bana telefonla gün içinde dönüleceği söylenmişti ama -ne şaşırtıcıdır ki- bir dönen olmamıştı, bu kez de çok umutlu değilim ne yalan söyleyeyim…

    Bunun üzerine aracıyı aradan çıkarıp Sertech Bilgisayar’ı (cihazın gönderildiği yetkili servis) aradım ancak -yine şaşırtıcı bir şekilde- çağrıma cevap alamadım. Elim kolum bağlı beklemedeyim anlayacağınız…

    Edit: Vatan Bilgisayar’dan az önce aradılar, sorunla ilgili onların da bir bilgisinin olmadığını, ancak servise ulaştıktan sonra beni bilgilendirebileceklerini söylediler. Ben de onlara telefonla nasıl ulaşamadığımı anlattım. Bir iki gün içinde servise ulaşıp bana tekrar bilgi vereceklerini söylediler. Hadi hayırlısı bakalım…

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Huh…

    Günlerdir sürekli bir yerlere notlar alıyorum. Gün içinden ayrıntılar seçip ‘bunu yazmalıyım‘ diye aklımda tutmaya çalışıyorum, bir yerlere yazıp işaretliyorum hatırlayayım diye.. Ama günde bir kez almam gereken ilacımın saatini bile unuturken yazılacak şeyleri de sürekli unutuyor olmama çok fazla şaşırmamalıyım sanırım.

    Bir süre önce ‘artık takip ettiğim haberlerde okundu olarak işaretle fonksiyonunu kullanmayacağım‘ diye söz vermiştim kendime. Ancak haberleri okudukça kendimi ‘darbe yemiş‘ hissettiğimi fark ettim. Hele ki geçenlerde bir genci dövüp, sonra da bu genç için gidip ’sağlam’ raporu alan polislerin haberini okuduktan sonra hem elimden geldiğince bu teşkilattan uzak durma, hem de haberleri bu kadar sıkı takip etmeme kararı aldım.

    Reel hayattan biraz daha bahsedecek olursam, hâlâ birinci sınıf olmam dolayısıyla çok fazla bir şey yok. Ancak bir kimya dersini gerçekten iyi bir hocadan dinlemek nedir, onu öğrendiğimi söyleyebilirim. Eğer Leyla ARAS ve kimya sözcüklerini bir arada görürseniz, hele ki bir de bu isim seçebileceğiniz bir kaç opsiyondan bir tanesi ise hiç düşünmeyin, kesinlikle pişman olmayacaksınız, hatta teşekkür edeceksiniz bana. Hâlâ kimya bölümünden ders almakta olduğumdan bu konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum, şayet hatırlatırsanız mezuniyetimden sonra uzun uzadıya yazabilirim :P

    Biliyorum bu söylediğim takip eden kimseyi şaşırtmayacak ama, tekrar Linux kullanıyorum. Windows 7′m sürekli surette mavi ekran vermeye devam edince artık kullanmaktan ziyade seyreder olmuştum. Bunun üzerinde indirdiğim yepis yeni Arch Linux ISO’sunu -bir kaç başarısız deneme sonrasında- DVD’ye yazdırdım, el emeği göz nuru konfigüre ettiğim Linux’umla oldukça mutluyum. Windows üzerinde kullandığım favori yazılımım olan -daha önce bir yazımda da anlatmıştım- Digsby’ye alternatif bulmak konusunda sıkıntı çektim biraz. Ancak sonrasında Galaxium adında bir yazılımla tanıştım ki, Adium’un çoğu özelliğini (ifadeler, konuşma temaları, sesler gibi) destekliyor olduğu için -çaktırmasam da- hayran kaldım. Hele bir de Half-Life 2 – Orange Box içindeki Portal oyunundan GLaDOS’un seslerini ses teması olarak ayarladım ki, her oturum açtığımda, her mesaj gönderip aldığımda çıkan sesle mutlu oluyorum, sormayın. (Bu cümleyi sadece Half-Life müptelası olanların anlayabileceğini vurgulamalıyım, ‘bu da neyin nesi‘ diye düşünüyorsanız Gordon Freeman’ı ya da Alyx’i tanımıyorsunuz demektir, bu kısmı geçin. Ama bir de Portal’ı, Half-Life 2′yi oynayıp da benimle aynı hisleri paylaşanlar vardır ki, onlar iletişime geçsinler benimle Galaxium’u ayarlamaları konusunda bizzat yardımcı olacağım.)

    Bahsetmeyi unuttuğumu şimdi fark ettim. Cep telefonumu değiştirdim. Aslında bunun üzerinden zaman geçti ama, olsun. Uzun zamandır bir Nokia sahibi olmak istiyordum. 6300 modelini aldım. Gnokii ile falan kasıp kullanayım diye çok istedim aslında, ama aldıktan sonra daha başka pek çok şeyi hoşuma gittiğinden hiç gnokii ile falan uğraşmaya gerek duymadım. Eğer yazım telefon almayı düşünen birilerine denk gelirse, 6300 da alternatiflerden biriyse, öneririm. Çok şık, çok rahat tuşları olan, çok kullanışlı, güzel bir telefon.

    Şöyle bir baktım da, bundan sonra yazacaklarımı biriktirmesem daha iyi olur sanırım :P Umarım bu kısma ‘amaan’ deyip scroll down yaparak gelmemişsinizdir :)

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon

    Way back to METU

    Çok olmasa da uzun soluklu bir ara oldu yaz okulu sonrasında gelen yaz tatili. İlk 1-2 haftası Ankara’da geçtikten sonra kalan kısmını Konya’da geçirmeyi planladığım, ancak Konya’da olan deprem sonrasında Ankara’ya erken dönüş yapmak durumunda kaldığım farklı bir tatil dönemi oldu. Dün itibariyle kampüs içerisindeki yurduma dönmüş bulunuyorum. ‘Suspension’ olmam dolayısıyla yeni akademik dönem benim için o kadar da ‘yeni‘ değil, dolayısıyla çok heyecanlıyım diyemeyeceğim :)

    Yeni eğitim öğretim yılında tüm öğrencilere başarılar!

    • Twitter
    • Facebook
    • Identi.ca
    • Google Bookmarks
    • Digg
    • Sphinn
    • del.icio.us
    • Mixx
    • LinkedIn
    • FriendFeed
    • MySpace
    • Reddit
    • StumbleUpon
←Older